Futbol…

Eşim bana “Ne zaman fanatik oldun” diye soruyor. “Daha önceden hiç maç izlemezdin” diye ekliyor. İşin aslı öyle değil. Gördüğüm acı olaylar neticesinde futbol izlemeyi uzun zaman önce bırakmıştım, doğrudur. Buna iki olay neden olmuştur. Birincisi, maçlarını izlemekten zevk aldığım takımın, Anorthosis Famagusta isminde şimdi belki piyasada bile olmayan takıma acınası şekilde yenilmesi ve ikincisi o tarihlerde de bir “büyük” takım taraftarının rakip “büyük” takım taraftarını, üzerinde forma olduğundan başlayan tartışma neticesinde bıçaklayarak öldürmesi. Bunları yaşadıktan ve kendimi kötü hissettikten sonra “kendi kendime” dedim ki; “Bu tip insanların, izleyerek zevk aldığı bu spordan -futbol-, kendimi onların yanına, veya rakip tarafına koyarak nasıl zevk alabilirim, bu sporu nasıl sevebilirim?” İçimden geçirdiğim ikinci şey ise; “Bu düşük seviyeli insan artıklarının seviyesine mi düşeceğim”…

Doğru, burada büyük bir ön yargı vardı; ama ben çok sinirliydim. Bu nedenle de futbol maçı seyretmeyi bıraktım, hem de uzun bir süre. Bu holiganların zeka seviyesi ya da insanlık seviyelerinden daha fazla bahsetmeyeceğim çünkü değmeyen yaratıklardır.

Bir vesile ile yine futbol maçlarını izlemeye başladım. Bunun sonucunda zaten eşim bana ” ne zaman fanatik oldun” sorusunu yöneltti. İşte çok uzun zaman önce, Digiturk saçmalığının olmadığı, Exxen sahibi Acun’un ülke ülke gezip “S**rim seni Diablo” dediği, “Şifreli”nin gerçek bir perde olduğu ve çok dikkatli bakarsan biraz da olsa perdenin arkasının görüldüğü zamanlarda fanatiktim.

O zamanlarda düşünmediğim ama şimdilerde mecburen aklıma gelen, “bazı” taraftarların zeka seviyesinin düşük olabileceği fikri oldukça canımı sıkıyor. Belki diyorum bu yüzden “futbol takımı” cinayetleri işleniyor. Sosyal medyada maç zamanları gördüğüm “beyin firari” olaylar hem gülünç geliyor, hem de bazı insanların nasıl bu kadar mal olabileceği konusu gerçekten insanı üzüyor.

Bir Twitter kullanıcısı bu akşam hiç bir rum galibiyet yüzü göremedi diyerek yenilen takımların en altına da Trabzonspor’u yazıyor. Sözde Türklükten ahkam kesen, bu olmayan beyni uyuşmuş “atık madde” Almanya’da yaşıyor. Futbolun güzelliğine leke süren ve işi birden ırkçılığa taşıyıp milyonları yaftalayarak, zeka seviyesinde iddialar sunan, bu s*çılmış atığın tweetini de “en son baktığım kadarıyla” 5 binden fazla kişi beğeniyor. Şöyle bir detay vermek gerekirse, bu Twitter kullanıcısı fazlalığın, 300 civarında takipçisi var. Bunun anlamı, attığı bu tweet, özellikle arayıp bulunmuş, ya da paylaşılıp dağılmış bir tweet, yani demek istiyorum ki bulup beğenme çabası gösteren 5 bin kişi de aynı fikirde. İşte sporun, insana kattığı mükemmel hazzı “hiç” değerine taşıyan ve spordan hiç bir zevk almayan, sadece oyuncu isimlerini bilip etrafa küfreden, “zeka seviyesi oldukça düşük” insanlar topluluğundan çok uç bir örnek. Siz bu sporun “yüz karası” olarak fişlendiniz.

Daha beyin yakan paylaşımlar da var. Örneğin; “sözde” düşmanı olan rakip takım, Avrupa’da her gol yediğinde “deli gibi” sevinen ve bunu yine sosyal medyada açık açık kendine uygun şekilde gösteren ama hemen sonrasında Twitter’a girip “ülke puanını mahvettiniz” yorumlarıyla “en çelişkili” insanın bile ağzını açık bırakan “mal” topluluğundan çıkanlar.

Hayır! Bunlar sadece bir takıma düşman olsalar iyi, bunlar her takıma düşmanlar. Zeka seviyeleri ne kadar düşükse, enerji ve istekleri o kadar yüksek oluyor. Çiçekli ve böcekli bir örnek verecek olursam; Hakemler şu takımı desteklemiş, TFF taraf tutmuş. Genelde bunu söyleyen “geri zekalı” kesimin tuttuğu takım (Twitter profiline yazıyorlar) 07/10/2022 itibariyle, şuan ki Süper Lig sezonunun RAKİBİ EN ÇOK KIRMIZI KART GÖRMÜŞ TAKIMI. 7 Maç yapmış, 3 farklı rakip takım kırmızı kart görmüş. Bu kadar fazla rakibi kart gören başka bir takım da yok. Bu insanların zekası ne kadar düşükse, hakemlerin başkalarını desteklediğini sanıyorlar ve forma rengi de önemli değil. Bütün “düşman” takımlar için bunu söyleyebilir ve milli bir duruş sergilenmesi gerekirken, yine o rakip “düşman” takıma, Avrupa maçlarında dahi düşman kalınabilir. Onların beyin kapasitesi bunu içine sığdıramadığından kesinlikle milli duyguları da gelişmemiştir.

Böyle bir topluluğun, ortamı kirlettiği spor dalından nasıl zevk almamız beklenebilir ki? O açıdan şimdilerde düşünüyorum, yeniden mi izlemeyi, takip etmeyi bıraksam, yoksa gelişen insanlık karşısında, bu seviyesiz toplum ve anlayışının yok oluşunu mu izlesem?